Blog Image

Tutkularını Takip Etmek

02.02.2021
Yazar: Nurettin Akçakoyun


   Hepimizin, özellikle çalışma hayatında, gerçekleştirmek istediğimiz tutkularımız olsa da bazen aklımızda başaralı olamayacağımız gibi soru işaretleri olabilir. Bu yazımızda tutkularımızı takip etmenin bizlere kazandırdığı becerilerden ve farklılıklardan bahsedip tutkuların geleceğe ışık olduğu başarılı start-uplardan ve kurucularından bahsedeceğiz.

   İlk önce Steve Jobs’dan başlayalım. Steve Jobs Apple Computer Inc.’nin kurucu ortaklarından biridir. 1976’da Steve Wozniak ile beraber ailesinin garajında küçük bir firma olarak çalışma hayatına atıldılar. 1985 yılına kadar Apple I, Apple II, Macintosh gibi 1980’lerde çığır açan teknolojik bilgisayarlarla ve 1980 yılındaki halka arzından sonra piyasada ciddi değerlemeye ulaşan Apple, 1985 yılında Steve Jobs ile yollarını bir kavga sonucu ayırdı. Bu duruma yol açan sebep Steve Jobs’un Apple için ikna edici ve karizmatik olduğu kadar, aynı zamanda düzensiz ve hırslı bir yönetici olmasıydı. Jobs, Apple ile yollarını keskin bir şekilde ayırdıktan sonra neleri yanlış yaptığını düşündü. Farkına vardığı hatalar onun ileride daha planlı ve uzun vadeli hareket etmesini sağladı.

Blog Image

   Tutkularının peşinden gitti, kararlı davrandı ve başarı onun için vazgeçilmez bir kavrama dönüştü. Yükseköğrenim ve iş dünyası için bilgisayar platformu üretmeyi hedefleyen NeXT bilgisayar şirketini kurdu. 1986 yılında da Lucasfilm firmasından Pixar'ı satın aldı. 1996 yılında Apple şirketi, Jobs’u kurucusu olduğu Apple’a geri getirmek için NeXT Bilgisayar'ı 429 milyon dolara satın aldı. 1997 yılında şirketin geçici CEO’su seçilen Jobs, Apple’da yılda 1 dolar karşılğında senelerce çalıştı ve Apple’ı zirveye oturtmayı başardı. Şirket kar etmeye başladığında Jobs’un “geçici” unvanını kaldırdı. Jobs, Stanford Üniversitesinde genç mezunlara yaptığı ünlü konuşmasında kararlı olmanın önemini şu sözlerle dile getirmiş: “30 yaşındaydım ve kapı dışarı edilmiştim. Endişe, bir girişimcinin hayatında olmazsa olmaz hislerden biridir, fakat kurduğum şirketin tepesindeyken alaşağı edilip şirketi başkalarının elinde görmek gibisi yok.“

   Şimdi Jack Ma ile devam edelim. Kendisi e-ticaret alanında faaliyet gösteren AliBaba Group’un kurucusu ve başkanıdır. Forbes’in Eylül 2015 rakamlarına göre 62 milyar dolarlık servetiyle Çin’in ikinci, dünyanın ise 14. en zengin kişisidir. Ma’nın bu günlerine gelişi bahsedildiği kadar kolay olmamıştır. Ma’nın e-ticaret serüveni kendisinin 12 yaşında İngilizce öğrenme merakına kadar dayanıyor. Ma, doğduğu ve büyüdüğü yer olan Hangzhou’daki otellere gelen turistlere rehber olarak şehri gezdirmeye başladı. 8 yıl boyunca bu işi yapan Jack Ma Avusturalyalı bir aileyle mektup arkadaşı oldu ve ailenin daveti üzerine bu ülkeyi ziyaret etti. Bu durum, Ma’nın daha o yaşlarda dış dünyaya olan duyarlılığını artırmasını sağladı. Ama bundan sonrasının Ma için pek de parlak geçtiği ne yazık ki söylenemez. Ma, gençlik yıllarında gittiği birçok işyeri başvurusundan olumsuz sonuçlar ile döndü. 24 başvurudan 23’ünün işe alındığı kendi şehrindeki KFC şubesine alınmayan tek kişi oldu. Üniversiteye giriş sınavını da iki kez kazanamadı. 1988'de Hangzhou Öğretmen Enstitüsü'nün İngiliz dili bölümünden mezun oldu ve yerel bir üniversitede öğretmen olarak çalışmaya başladı.

Blog Image

   1995 yılında Çinli firmalara çevirmenlik yapmak için gittiği Seattle'a ziyaretine kadar bilgisayar ve internete karşı bir ilgisi olmayan Ma, internetin önemini kavrayarak ülkesine dönünce internet girişimlerine yöneldi. Hiçbir zaman tutkusundan ve azminden ödün vermedi ve China Pages adındaki internet sitesi de bulunan birkaç deneme yaptıktan sonra Nisan 1999’da 17 arkadaşıyla birlikte AliBaba’yı kurdu. E- ticarette bir ilki başlatan bu girişim, kısa sürede büyük başarı elde etti ve Softbank, Goldman Sachs gibi şirketlerde yatırım aldı. E-ticaretin potansiyelinin farkına varan Jack Ma, 2003 yılında eBay benzeri alışveriş sitesi olsn Taobao’yu kurdu.

   Son olarak insanın tutkularını ve hayatındaki amaçlarının peşinden gittiği zaman başarının kaçınılmaz olduğunu ispatlayan bir diğer girişimciden bahsedeceğiz: Jeff Bezos. Çocukluğundan beri bilime karşı çok büyük bir ilgisi olan Bezos, Apollon 11’in uzaya gittiğini gördüğünde sadece 5 yaşındaydı. Bu olaydan çok etkilenip evinde bir laboratuvar kurdu ve küçük yaşlarından itibaren merak duygusunu deneyler ile güçlendirmeye başladı. Bu çalışmalarından biri de kardeşlerini odasından uzak tutan bir alarm sistemiydi. Hatta genç yaşlarında yazlarını McDonalds’da geçiren Bezos, oradaki patatesleri ne zaman fritözden çekeceğini ve köfteleri ne zaman çevirmelerini haber veren bir zil sistemi geliştirerek kendini kanıtlamış oldu.

Blog Image

   Üniversite hayatından sonra profesyonel hayatta çalışmaya başlayan Bezos, 1993’te çevrimiçi bir kitapçı kurmaya karar verdi. Finans dünyasına ilk adımını attığı D.E.Shaw’daki işinden ayrıldı ve 5 Temmuz 1994’te Amazon şirketini kurdu. Ebeveynlerinden tahmimi 300.000 dolar kabul etti ve Amazon’a yatırım yaptı. Bezos, birçok erken yatırımcıyı kurduğu girişimin iflas edeceği veya iflas ihtimalinin %70 olduğu konusunda uyardı. Amazon başlangıçta bir çevrimiçi kitapçı olmasına rağmen Bezos, daha farklı ürünlere yönelmeyi planlamıştı. Bezos’da diğer bütün girişimcilerin yaptığı gibi hayallerinden ve tutkularından vazgeçmedi ve zaman içinde çevrimiçi müzik ve video satışına yöneldi. Yıllar içerisinde zaman zaman hızlı harcamaların finansal durgunluk zamanlarında şirket iflas tehlikesi geçirmiş olsa da Bezos, şirketin maliyetlerini ve üretim aşamalarını planlı bir şekilde yürüttü ve şimdi en büyük e-alışveriş perakende platformlarından biri olan Amazon’u büyütmeyi başardı.

   Sizlere tutkularımızı takip etmenin sonunda belki de hayal bile edemediğmiz büyük başarılara nasıl sebep olduğunu yaşanmış örnekleriyle anlatmaya çalıştık. Umarım sizler için bilgilendirici ve ufuk açıcı bir yazı olmuştur. Hepimizin tutkularını takip etmesi dileğiyle!


label Girişimcilik

Hakkımızda

Blog Image

İTÜ´de girişimcilikle ilgili gerek akademik düzeyde, gerekse öğrencilerin sosyal hayatlarında uygulamaya yönelik herhangi bir çalışmanın olmamasını çıkış noktası olarak gören kulübümüz 2006 yılından bu yana İTÜ’nün en aktif öğrenci oluşumlarındandır. Günümüze kadar İTÜ’de girişimcilik ekosisteminin gelişmesinde büyük katkı sağlamıştır.

Son Çıkan Blog'larımız

Blog Image
Blog Image
Blog Image