Blog Image

Kararsızlığın Etkileri

09.05.2021
Yazar: Emine Gökmen


   Herkes için tanıdık bir kavram kararsızlık. Hem iş hayatında hem de gündelik hayatta çokça yaşadığımız bir duygu. Çoğumuz kararsızlıkla birlikte stres ve kaygı bozukluğu da yaşıyoruz. Kararsızlığın ve bu duygu bozukluklarının hayatımızı ne yönde etkilediğine geçmeden önce, neden bazı konularda kararsız kaldığımıza bakalım.

   Kararsızlığın başlıca nedeni özgüven eksikliğidir. Bu neden de kendi içinde pek çok alt başlığa ayrılır. Çevresinden tepki toplayacağını düşündüğü için bir türlü karar verememe, yaptıklarının sonuçlarını kestirememe ve asıl hedefini bilmeme gibi. Kendisine güvenmeyen biri bu gibi şeylerden korktuğu için nihai kararını bir türlü veremez, seçenekler arasında gitgeller yaşayıp durur ve zaman kaybeder. Zaman kaybettikçe daha çok strese girer ve strese girdikçe karar verme süreci daha da uzar. Görüldüğü gibi bu süreç kendi içinde kısır bir döngüye sahiptir. Bu döngüyü bozmak için ise sorunun temeline inip kişinin özgüven eksikliğini gidermesi gerekmektedir. Özgüvenli birey, vereceği kararların sonuçlarından emin olmasa bile onlardan korkmaz çünkü yapacağı hataların da onu geliştireceğini bilir. Kendine güvenen biri, çevresine çok kulak asmaz. Doğru olduğuna inandığı yolda tek başına da olsa kararlı bir şekilde yürümeye devam eder. Çünkü elde etmek istediği şeyi biliyordur, bunun için çabalar, yanlış yolda olduğunu görürse tekrar tekrar dener.

Blog Image

   Kararsızlığın bir diğer nedeni de mükemmeliyetçiliktir. Böyle insanlar etraflarındaki her şeyin dört dörtlük olmasını ister. En ufak bir aksaklıktan bile rahatsız olurlar. Fakat bilindiği üzere, hayatta karşımıza hep aksaklıklar çıkar ve bazen elimizde olmayan nedenlerden dolayı bu aksaklıklardan kurtulamayız. Mükemmeliyetçi insanlar bu aksamalardan kaçınmak için en doğru kararı vermeye çalışırken, aslında kararsızlığın avucuna düşerler. Hangi seçeneğin en iyi sonucu vereceğini hesaplarken zaman kaybederler ve yukarıda bahsettiğimiz döngünün içine onlar da düşer. Hayatımızı elimizden geldiğince iyi yönetmeye çalışmalıyız tabii ki ama küçük detaylarda boğulmak yerine resmin geneline odaklanmak bazen daha iyi sonuçlar verebilir.

   Neden karar vermekte zorlandığımıza dair birkaç maddeye göz attıktan sonra, sıra kararsızlığın sonuçlarında. Aslında nedenleri ve sonuçları birbiriyle iç içe olan bir duygu kararsızlık. Yine de bu yazıda, onları olabildiğince ayırmaya ve okuyucularımızın kafasında anlaşılır bir çerçeve çizmeye çalışacağız.

Blog Image

   Kararsız insanların karşılaştığı en büyük sorun hedefe ulaşamamaktır. Çevrenizde, hiçbir şeyi beceremediğinden ve hiçbir hedefine ulaşamadığından yakınıp duran insanlar vardır illaki. Bu insanlara yardımcı olmak adına, ne istediklerini ve neden yapamadıklarını sorduğunuzda genelde tatmin edici bir cevap alamazsınız. Ne istediklerini tam olarak bilmezler, bu yüzden de elle tutulur bir adım bile atmamışlardır istekleri için. Hedeflerine ulaşmada başarısız olduklarını söylerken, aslında ortada ne bir hedef vardır ne de bir çaba. Küçük bir kesimin ise amacı olmasına rağmen, yol ayrımlarında tıkanıp kalmıştır ve bir türlü ilerleyememektedir. Bu küçük kesimin yoluna ufak bir ışık tuttuğunuzda hedefe ulaşmak adına yollarına devam edebilirler ama çoğunluğu oluşturan diğerleri için yapacak pek bir şey yoktur. Onların önce sızlanmayı bırakıp gerçekten harekete geçmeleri lazımdır.

   Gerçekten iyi olduğun bir işi, karar verememe sonucu başkalarına kaptırmak da bir diğer etkidir. Mükemmelliyetçi kişilik yapısının da bir sonucu olan bu durum, kişiyi sonradan daha büyük sorunlara sürükleyebilir. Ortada yapılması gereken bir iş olduğunda, mükemmeliyetçi birey şöyle düşünmeye başlar: “Gerçekten bu işi yapabilir miyim, sonuçları ne olur, nerelerde zorlanırım?” Halbuki o işte gerçekten iyidir ve inisiyatif aldığında işi hakkıyla yapacaktır. Fakat o bunları düşünürken, işin ehli olmayan biri olaya dahil olur ve fırsatı hızlı karar verme sonucu ele geçirir.

Blog Image

   Peki kararsızlıktan kurtulmak, hayatımızı daha kaliteli yaşamak için ne yapacağız? Bu duyguyu yenmek için uygulanan bir yöntemden bahsedip yazımızı noktalayalım. 10/10/10 Kuralı. Harvard Business Review editörü Suzy Welch tarafından ortaya atılan bu yöntemde kendinize şu soruları sorarsınız: 10 dakika sonra verilen kararın sonucu hakkında ne hissedeceğim? Bundan 10 ay sonra nasıl hissedeceğim? Bundan 10 yıl sonra nasıl hissedeceğim? Bu sorular, hayatımızdaki kararların, zaman geçtikçe bizi ne kadar etkileyeceğinin farkına varmamız için gerçekten faydalı olabilir. Yanlış kararlarımızdan ders çıkarmak, doğru kararlarımızla guru duymak dileğiyle. Ama en önemlisi karar verebilmek.


label Girişimcilik

Hakkımızda

Blog Image

İTÜ´de girişimcilikle ilgili gerek akademik düzeyde, gerekse öğrencilerin sosyal hayatlarında uygulamaya yönelik herhangi bir çalışmanın olmamasını çıkış noktası olarak gören kulübümüz 2006 yılından bu yana İTÜ’nün en aktif öğrenci oluşumlarındandır. Günümüze kadar İTÜ’de girişimcilik ekosisteminin gelişmesinde büyük katkı sağlamıştır.

Son Çıkan Blog'larımız

Blog Image
Blog Image
Blog Image