Blog Image

Doğru Riskler Alabilmek

16.05.2021
Yazar: Gizemnur Sülün


   Hayattaki tüm sonuçların nedeni esasında risk almaktır, hayatımıza biraz farklılık getirecek küçük bir kararda bile bunu yapmış oluyoruz. Liderlerin ve girişimcilerin öne çıkan özellikleri arasında da risk almaları yer alıyor, hatta bunu pazarlıyorlar da denilebilir. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta şu ki cesur olmak için risk alınmaz, önemli olan doğru riski alabilmektir. Hayat hikayelerini okuduğumuz hiçbir girişimci de anlatıldığının aksine bir işe hemen başlamıyor, hepsi risklerini hesaplayarak en doğrusunu almaya çalışıyor. Çoğu kurumun planlamasını incelediğimizde ‘‘riski ortadan kaldırmak’’ üzerine değil de ‘‘risk yönetimi’’ üzerine çalışmalar görürüz. Aklımıza gelmeyecek durumların oluşabileceği ve hepsini ortadan kaldırmanın imkânsız olmasının yanı sıra Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’in dediği gibi başarısız olmanın garanti olduğu tek strateji risk almamaktır. Hep aynı güvenli seçeneklerinizi seçerek ileriye gitmeyi, başarılı olmayı bekleyemezsiniz. Başka bir deyişle, başarılı olmak için başarısız olmayı göze almak gerekiyor.

Blog Image

   Burada hikayelerin bize anlatılmayan bir başka kısmına geliyoruz, başarısızlık. Risk almak tabii ki her zaman başarı getirmez, ki böyle olsaydı isminin anlamını karşılamazdı. Çoğu girişim kurulduğu ya da düşünüldüğü gibi kalmıyor, biz görmesek de onlar bize ulaşana kadar bazen kapsamlarını daraltıyorlar. Bazense ilk hallerinden eser kalmayacak şekilde değişiyorlar. Bu yüzden riskleri yönetmede başarısız olmak bir son değil, aksine krizleri yönetebilme şansı verdiği için ilerisi için bir alıştırmadır. Kriz yönetebilmek de hem alınan risklerin oluşturduğu olumsuzlukların üstesinden gelmek hem de yenilerini almak demektir. Haliyle bize ulaşan ve hep gündemde olan büyük başarıların nedeni de geldikleri yola ve süreç içindeki deneyimlerinden öğrendiklerine dayanıyor.

Blog Image

   Her şeye rağmen bugün kime sorsak herkes risk almanın iyi bir şey olduğunu söyler, onların hayatlarını incelediğimizde ise aslında çoğunun bu mantaliteyi uygulamadıklarını görürüz. Çünkü beynimizin bizi korumak için oluşturduğu konfor alanından çıkmak ve değişiklikleri kabullenmek sandığımız kadar kolay değildir. Peki kolaylaştırmak için neler yapabiliriz? Doğru risk almanın bir formülü var mı ya da risklerimizi nasıl hesaplayabiliriz? Bunun için yapabileceklerimize göz atalım.

Doğru risk alabilmek için öneriler:

   1- Seçenekleri incelemek

   Çoğu kişi bir yola koyulmadan önce sadece seçiminin olası sonuçlarını düşünerek planlama yapar ve sadece bu yolda karşısına çıkabilecek olumsuzlukları belirlemeye çalışır. Ancak bunu diğer seçenekler için de yapmalıyız. Böylece geriye dönmemiz gerekirse ya da seçtiğimiz seçenek bir şekilde ortadan kalkarsa elimizde farklı yol haritalarımız bulunuyor olur.

   2- Taklit etmek/mış gibi yapmak

   Popülerleşen “fake it till you make it” felsefesini her konuda olduğu gibi bu konuya da uyarlamak mümkün. Bazen planlara, sayısal verilere o kadar çok odaklanıyoruz ki duygularımızı dinlemekte zorlanıyoruz. Riski alana kadar kendinizi almış gibi hayal edin, böylece kağıt üstünde planlar yapmanın yanısıra duygusal olarak da kendinizi hazır hissedeceksiniz.

Blog Image

   3-Örneklere göz atmak

   Yukarda da bahsettiğimiz gibi önümüzde her alanla ilgili o kadar çok başarı ya da başarısızlık hikayesi var ki... Bunları sadece motivasyon sağlamak için kullanmak yerine alacağımız riski kapsayan konulardaki yaşanmış örnekleri filtreleyip kendimize ‘‘Ben olsam ne yapardım?’’ diye sorarak adım adım incelemek bakış açımızı oldukça genişletecektir.

   4-Felaket senaryoları düşün(me)mek

   Her şeye hazırlıklı olmak için tüm ihtimaller üzerine kafa yorduğumuz bir gerçek. Bu ne kadar doğru olsa da senaryolarımızı kaygı sebebi olarak hissetmekten kendimizi korumalı ve olağan bir olumsuzlukta objektif şekilde düşünerek durumu da yönetebilmeliyiz. Yani yaşanabilecek felaketleri düşünürken dengeli bir ruh halinde olmalıyız.

   Sonuç olarak doğru risk en basit tabirle hesaplanarak alınır, sonrası ise biraz cesaret. Osho’nun dediği gibi “Önce cesaret gelir ve diğer her şey onu izler.” Tüm bunlara rağmen doğru riski aldığınızı düşünseniz bile yine başarısız olabilirsiniz. Zaten yola bunu kabullenerek çıktınız, o yüzden bir risk daha alın. Hem ne demişler; Try again, fail again, fail better.


label Girişimcilik

Hakkımızda

Blog Image

İTÜ´de girişimcilikle ilgili gerek akademik düzeyde, gerekse öğrencilerin sosyal hayatlarında uygulamaya yönelik herhangi bir çalışmanın olmamasını çıkış noktası olarak gören kulübümüz 2006 yılından bu yana İTÜ’nün en aktif öğrenci oluşumlarındandır. Günümüze kadar İTÜ’de girişimcilik ekosisteminin gelişmesinde büyük katkı sağlamıştır.

Son Çıkan Blog'larımız

Blog Image
Blog Image
Blog Image